*Hotel Benan - Helin Ulaşım*

 


 
     

 

 

Ulaşım

IDO:
Yenikapı-Bandırma
arası 2 saat.

 


Bandırma - Erdek 20 dakika


 

 

- İstanbul 360 km


- Bursa 130 km


- Eskişehir 270 km


- Ankara 500 km


- İzmir 280 km


 

Otelimize ulaşmak oldukça kolaydır, İstanbul'dan Bandırma'ya sürekli deniz otobüsü ve feribot vardır. Yenikapı-Bandırma arası 2 saatlik deniz yolculuğundan sonra Bandırma-Erdek arası yirmi dakkalık otomobil yolculuğu ile Erdek`e gelinir. Erdek`e gelince sahil yolu mevkiinden otelimize ulaşabilirsiniz. (İDO seferleri için tıklayınız.) Ankara, Eskişehir, Bursa ve İzmir'den Erdek'e sürekli otobüs seferleri bulunur.Erdek'ten feribotla Tekirdağ'a geçmek'te mümkündür. Erdek İstanbul'a 360 km, Bursa'ya 126 km, Eskişehir'e 270 km, Ankara'ya 500 km, İzmir'e 280 km uzaklıktadır. Kısaca Erdek'e ulaşmak kolay ve hızlıdır.

 
 

 

 

 

     

 

TARiHi

 

  Tarihçiler tarafındanErdek’in yaklaşık 7000 yıllık bir geçmişi olduğu belirtiliyor.
Erdek, eski adıyla Arteka, büyük Kizikos Medeniyeti’nin yanında kurulmuş bir kentti. Bölgeye yerleşen en eski topluluğun Antik Yunandaki Tesalya kentinden göç eden Dolionlar olduğu biliniyor.

Daha sonra krallarının adını, yani Kizikos ismini alan Kapıdağ ve yöresi, M.Ö 749 ve 680 yıllarında, Ege’de yaşayan Miletoslular tarafından iki kere kolonize edilmiş. Kizikos kentiyle Arteka kentinin ikinci kolonizasyonu ise Lidya Devleti'nde, Hükümdar Gipes zamanında olmuş.

Çeşitli kaynaklara göre, Kizikos ve Arteka kentleri, M.Ö ki tarihlerden başlayarak, Osmanlı Devleti topraklarına katılana dek çok sayıda devletin egemenliği altında kalmış. Helenistik dönemde Kizikos ve Arteka’da çok sayıda, mimar, astronomi bilgini, tarihçi ve edebiyatçı yetişmiş.


Bu bölgeye yerleşip şehir devleti kuran en eski topluluklardan, Tesalya'dan göç edip gelen Dolianlar olduğunu antik coğrafyacı (STARBON) bildiriyor. Önceleri Dolianis olarak anılan şehir devleti daha sonraları ise Dolianların başına geçen genç savaşçı kral (kizikos)un ismiyle anılmaya başlanmıştır. Tarihlerde KİZİKOS krallığı olarak yer almaktadır.
Miteolojide yer alan dünyanın ilk antik çağ deniz yolculuğunu anlatan ünlü ARGONUTLAR DESTANI kizikosun kuruluşuna ışık tutan önemli bir belgedir.


1986 yılında B.B.C televizyonu miteolojide altın postun arayışını anlatan bu ilk çağ deniz yolculuğunun önemli bir bölümünün filmlerini Erdek'te çekmişlerdir.
Kapıdağı Erdek tarihine baktığımızda M.Ö 749 ve 680 yıllarında olmak üzere kizikos Milatoslular tarafından 2 defa kolonize edilmiştir. Değişik tarih kaynakları ilk çağlardan KIZIKOS ve ARTEKİ şehirlerinin idarede 10 defa el değiştirdiğini bu bölgelerin TRAKYALILAR, MAKEDONYALILAR, LİDYALILAR, PERSLER, ISPARTALILAR, PELEPONESOSLULAR, FİRİGYALILAR, ROMALILAR, BİZANSLILAR, SELÇUKLULAR'ın egemenlikleri altına girdiklerini en son ise 1339 yılında Orhan Gazinin oğlu Süleyman paşanın ilk Rumeli fetihine çıkışında Kapıdağından geçerken feth edildiği Evliya Çelebi tarafından bildiriliyor.


Bu bölgenin geçmiş eski Antik tarihini en güzel bir şekilde anlatan yabancı tarihçilerin başında HASLUK, STARBON, HAMİLTON, JUBİN, TEKSİER, PLENİUS ve 1893 Osmanlı dönemi hükümetinden bu bölgenin arkeolojik araştırmaları için imtiyaz belgesi almış. Erdekli Yunanlı profesör Makris kostantindir. Eserleri Yunanistan da yayınlanmakta hatta internette önemli bir bölümü dünyaya sunulmaktadır.
Kapıdağ yarımadası Marmara Denizinin ortasından başlayarak güney kıyısı küçük Asya Kıtası Bandırma sahillerine 1500 m. genişliğinde dar bir toprak parçasıberzahla bağlıdır.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bugün Erdek ilçesinin sınırları içinde kalan bölgede tarih boyunca (kızıkos) - (Artake) ve (Prokonesos) isminde üç site şehir devletinin bulunduğunu ünlü tarihçi heredot'un eserlerinden öğreniyoruz.
Heredot Kapıdağ Yarım Adası (Arkatonesos) taki şehir devletlerinden bahsederken Kızıkos ve Arteka'nın Kapıdağ yarım adası üzerinde Prokonesos'un ise önce Paşaliman'ı adasında daha sonrada Marmara adasında kurulduğunu bildirir. Kızıkos şehir devleti kısmen Kapıdağ berzahına uzanmış kısmen eskiden (Artonoros) denen yüksek dağların yeşil eteklerine yaşlanmıştır. Arkasında Dindimon'un bugünkü Adem Kaya ve Dede Dağlarının yüksek ve ormanlık tepeleri vardır. Kızıkos şehri bir kolu ile doğudan (Panaromos) (Bandırma) körfezinin mavi denizini öteki kolu ilede batıdan (Artake) Erdek körfezinin ışıklı sularını kucaklar. Bu bölgeye yerleşen en eski toplulukların (Dolionlar) olduğunuda antik coğrafyacı Starbon bildiriyor.


Dolian'ların Yunanistan'daki Tesalya'dan buralara göç etmiş olduğu bildirilmektedir. Mitelojide Yunanlıların meşhur Argonot'lar destanında adı geçen Doliyan'lar kralı genç Kızıkos kralı Tesalya'lı bir kahramandır.
Daha sonraki tarihlerde Kızıkos ismini alan Kapıdağ berzahi ve yöresi I.O 749 ve 680 yıllarında olmak üzere iki defa Milatos'lular tarafından kolonize edilmiştir. Bugünki Erdek kasabasının yerinde bulunan eski Arteka şehri ile birlikte Kızıkos'un bu ikinci kolonizasyonu Lidya devletinin en yüce devrini açan kral Gipes'in hükümdarlığı zamanına rastlamaktadır.


Değişik tarih kaynaklarından edilinilen bilgilere göre kızıkos ve Arteka Erdek M.O. tarihlerden başlayarak milattan sonra Osmanlılara kadar geçen tarihi dönemlerde on defa el değiştirerek başka ulusların egemenlikleri altına girdikleri yazılmaktadır.Bu bölgede Trakyalılar, Makedonyalılar, Lidyalılar, Persler, Ispartalılar, Peneposuslular, Frigyalılar, Romalılar ve Bizanslıların egemenlikleri altında kaldıkları en son ise 1339 yılına Orhan Gazi'nin oğlu Süleyman Paşa'nın ilk Rumeli seferine çıkışında bu bölgenin fethedilmesi ile Osmanlılara Türklere geçtiğini öğreniyoruz.
şte bu açıdan bakıldığında Kızıkosda ve Erdek'te her dönemin her değişik eski ulusların egemenliklerinden kalan kültür ve sanat mozağini bir arada bulmak, görmek mümkündür. Bölge bir toplu kültür ve sanat mozağini başka bir bölgelerde görmek mümkün değildir.


Kızıkos ve Erdek özellikle M.O. 333-30 yıllarında Helenistik çağda ve yine Roma dönemlerinde mimari ve sanat heykeltraşlık alanlarında erişilmez bir düzeye ulaştıklarını Kapıdağı'nda çıkarılan rengarenk mermerleri büyük bir ustalıkla nakşeden Kızıkoslu heykeltraşlar o dönemlerin bir çok kral ve imparatorluklarına saraylar, saray süslemeleri, dönemin Tanrıları adına tapınaklar mezar süslemeleri sütun başlıkları kopruler su kemerleri yaptıklarını tarihi belgelerden öğreniyoruz. Dünyanın sekizinci harikaları arasında yer alan Kızıkos'daki Hadriyanoz tapınağıda İmparator Hadriyanos adına Kızıkoslı mimarlarca yapıldığı tarihi kayıtlarda yer almaktadır. Bugün Ege'de Efesos, Soke'de Milatos, Bergama ve Atina'daki çeşitli mabetlerin sütun başlıkları ile süslemeleri Kızıkoslu mimarlarca yapıldığı bilinmektedir.


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kızıkos bilim ve kültür alanında tarihlere ışık tutacak düzeydedir. Dönemin en ünlü filozofları matematikçileri astronomi bilginleri ünlü tarihçi ve edebiyatçıları zamanın en ünlü coğrafyacısı ve deniz bilimcisi kaşif Evdeksiyos Kızıkos'ta yetişmiştir. Kızıkos'un jimnazyonlarında bir çok kralların prenslerin eğitim gördükleride tarih kaynaklarında yer almaktadır.
Bu yabancı tarih yazarlarının başında Hasluk, Starbon, Hamilton, Joubin, Teksiyer, Pleniyus gibi çeşitli tarih bilimcilerin eserleri yer almaktadır.
Yine Osmanlı dönemindeki yazarlardan da Solakzade Mehmet Efendi tarihi Uzun Çarşılı Karesi Tarihi, Osmanlı Tarihi, Evliya Çelebi ibni derviş seyahetnamesi gibi bir çok belli başlı eserlerde Erdek'in eski tarihi açık bir şekilde yer almaktadır.
Kapıdağı ile ilgili diğer Osmanlı dönemi yazarları ise (Solakzade Tarihi) Uzun Çarşılı Mehmet Efendi (KARESİ TARİHİ) (OSMANLI TARİHİ) ve en ayrıntılı biçimde Evliya Çelebi Seyahatnamesidir.


İnsanlık aleminin ilk neolitik çağı taş devrinden bağlayarak günümüze kadar uzanan yedi bin yıllık geçmişinden Erdek kesintisiz bütün medeniyetlerin yerleşim merkezlerinden birisidir. Bu kadar eski görkemli tarihi mazisini tarihin derinliklerinde bırakıp gelen Kızıkos ve Erdek Son BizansDönemlerinde de Bizans'ın şarap, zeytin, zeytin yağı, balık ve ipek deposudur.Osmanlı döneminde ise Erdek'in en güzel en açık bir şekilde Evliya Çelebi'nin Seyahatname isimli eserinden öğreniyoruz. 1639 yılında Erdek'e iki kez gelen Evliya taam sofrası kadar bir yerde kaynar bir ılıca suyu Çelebi Erdek'in tahtanı ve fevkanı iki katlı evlerinde, hanları hamamları, dört mihrap camilerinden 25.000 dönüm bağlarından misket üzümünden dokuz çeşit şarabından bahseder. Yine Evliya'nın ilginç bir anısında bugün Erdek limanında bulunan küçük Zeytinli Ada ile ilgilidir. Evliya Çelebi Zeytinli Adası ile ilgili şöyle bahsediyor:


Bu Erdek'in karşı garbında bir mil bait derya içere vardır ki Adem içine girmeyi tahammul edemeyip deryaya karıştığı yerde gusul ederler. İki türlü hasai kudret bireşince gusul edenler hayati cavidani bulurcasına memnun ve sıhatül vücut olurlar, satırları ile Zeytinli Ada'daki şifalı sulardan bahsediyor.


Erdek artık dün olduğu gibi bugün de o geçmiş görkemli mazisine yakışır bir şekilde hızla gelişip büyüyen üstündeki bütün doğal ve tarihi kaynaklarıda ortaya çıkararak dünya insanlık alemine sunmak için gayret içindedir. Bugün Erdek Marmara'nın tek sahil cennetidir.Ekonomik hayatında dün olduğu gibi bugünde zeytincilik, balıkçılık, ve turizm en geniş imkanlarla insanlığa sunulmak üzere geliştirilmektedir. Erdek gelecekte bütün dünya insanlarının ilgi ve severek koşup geleceği ender turistik yerlerinden biri olmaya adaydır.

 
 

 

 
Hotel Benan-Helin İletişim
 Mustafa Erdoğan
Tel: 0266 835 6464  /   0266 835 6161

Tel/Fax: 0266 835 64 64

Mail : rezervasyon@hotelbenan.com